Yıl 1980'ler genç bir makine mühendisiyim ve tarım makineleri üretimi konusunda sanayi sitesinde bir atölye açmıştım. O yıllarda Türkiye henüz dışarıya açılmış bir ülke değildi , telefon hattı almanız bile yıllar alıyordu. Reklam ve tanıtım imkanları ise yok denecek kadar azdı. Eski teknoloji torna tezgahlarında işler yapmaya çalışıyor projeleri elimiz ile çiziyorduk. Aynı sanayi sitesinde biizmle benzer iş yapan bir abimiz iflas etmişti. 20 yıllık bir ticari geçmişi vardı tarım makineleri konusunda. Eşe dosta , konu komşuya haber salmıştı atölyedeki malzemeleri ucuz yollu elden çıkarıyordu. Herkes atölyesinin önünde kuyruk olmuş torna tezgahına, kaynak makinesine pazarlık yapıyordu.
Saygı duyduğum bu abimizin yanına bende gittim ve "Abi bana telefon hattını satarmısın" dedim. Gülümsedi ve dediki " Yahu atölyede göz koya koya benim çevirmeli telefona mı göz koydun" dedi. "Yok , ben hattan bahsediyorum" dedim. 15 metre kablo ile benim dükkana çekelim ve devir için başvuralım " dedim. Kahkaha attı ve orada olan herkese şu sözü söyledi.
"Bu arkadaşa iyi bakın 20 yıl sonrasında bu sanayi sitesine sığmayacak kadar büyük bir işadamı olacak"
Telefon hattı bizim atölyeye çekildikten sonra birçok eski müşteri bu numarayı aradı ve biz kuruluşumuzdan sonraki 5 yıl bu telefon sayesinde iş yaptık. Çünkü numara önceden de sipariş vermiş birçok müşteri tarafından biliniyordu.
Şimdi internet denilen teknoloji hakkında hiçbir fikrim yok. Nasıl kullanılır , sipariş alınır mı alınmaz mı, mal satılır mı satılmaz mı bilmiyorum. Bildiğim tek bir şey var 20 yıl önce aldığım o hat gibi bir şey bu. Firmamız şu anda 4 kıtaya ihracat yapıyor. Başarımız Muhsin abiden o zaman devrini aldığım telefon hattı , e-ticaret denilen şeyde aynısı bence.